DOKUNSAL İLETİŞİMİ ANLAMAK YA DA DOKUNSALIN DOKUSUNA DOKUNMAK
Görme duyusunun diğer duyulara
göre ayrıcalıklı hale geldiği ve görselliğin egemen olduğu uygarlık dilimini
idrak ederken dokunsallıktan söz etmek, işitsellik, koklama ve tatma önümüzde
dururken dokunsallık ile ilgilenmek yersiz gibi görünebilir. Ancak tek başına görselliği
anlamak için bile dokunsallığı anlamak gerekliliği kaçınılmaz olunca, dokunsala
dokunmak, dokunsalı irdelemek, dokunsalın duyusal evreninde ilerlemek,
dokunsalın duyusal kavram alanını belirlemek, güncel düzeneğini betimlemek
gereği makul hale gelir. Tüm duyular dokunur çünkü. Görsellik de dokunur,
işitsellik de dokunur, koku ve tat alma da dokunur, dokunarak varolur,
dokunarak belirir, dokunarak imgelenir, dokunarak simgelenir, dokunarak
soyutlanırlar. Dokunarak tadılırken tadarken de dokunulur, dokunarak
işitilirken işitirken de dokunulur, dokunarak görülürken görürken de dokunulur,
dokunarak koklanırken koklarken de dokunulur.