Uzun yıllardır, Klasik Türk Müziği dinlerim. Keyif alırım. Sükûnet ve sekinet bulurum çoğu kez. Değişik sazlar eşliğinde
icra edilen Türk müziğinin tavrını, rengini ve tınısını anlamaya çalışırım. Kitaplar karıştırır, konserlere giderim. Konu ile ilgili
bir sohbete ya da bir programa rast gelirsem durur, dinlerim... Klasik müziğimize karşı heveskar tavrımı bilen bir dostumun tavsiyesiyle kendimi usul ve makam dersi alırken buldum. Birkaç
dersin sonunda, teorik bilgiyi idrak edebilmek için bir enstrüman ile yakınlaşmam gerektiğini düşünmeye başladım. Klasik bir enstrüman, makam ve usuldeki renk ve tınıları
anlamamı kolaylaştıracaktı. En azından öyle hissettim. Bir enstrümanı anlama çabası ona doğru biçimde dokunmak ve ondan doğru dokunuşların karşılığını
almak demekti. Yetersiz ve eğitimsiz bir kulak ile bunu başarıp başaramayacağımdan emin değildim. Yine de denemeye değerdi. Kararımı kesinleştirdim.