iletişimde dil aktarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iletişimde dil aktarımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2012 Pazartesi

iletişimde dil aktarımı


ULUSLARARASI İLETİŞİMDE DİL
VE DİL AKTARIMI
Mete Çamdereli
           
Dil ve İletişim
Kişilerarası iletişimin gerçekleşmesinde, bugüne kadar, sözlü  olmayan çeşitli araçlar -duman, posta güvercini, tamtam, resim gibi- kullanılmıştır. Ancak birincil işlevi iletişim olan insan dili, zaman içinde önemini asla yitirmemiş, sürekli değişip gelişerek bilginin (enformasyon) iletilmesinde her zaman ayrıcalıklı bir yer tutmuştur.
Genellikle insanın duygu ve düşüncelerini açıklama aracı olarak bilinen dilin kendi içinde bir örgüsü bulunduğu, kendine özgü bir yapı sunduğu ve ünlü dilbilimci F.de Saussure’ün ifadesiyle toplumsal yaşam içinde ele alınan “göstergeler dizgesi”[1] (sinema, müzik, fotoğraf, moda, trafik dili, mors alfabesi gibi) olduğu, bugün artık, üzerinde birleşilen bir tanımsal yaklaşım. Diğer yandan dilbilim dünyasının önemli bir kanadını oluşturan ve Saussure’ün yakın izleyicisi Martinet, insan dilini, diğer yapay dillerden ayırarak tanımlamaya çalışır ve onu, “insan deneyiminin, topluluktan topluluğa değişen biçimlerde, anlamsal bir içerikle sessel bir anlatım kapsayan birimlere, başka bir deyişle anlambirimlere ayrıştırılmasını sağlayan bir iletişim aracı”[2] olarak belirler. Öyleyse dilin temel ve biricik işlevinin iletişim kurmak olduğu rahatlıkla söylenebilir.