Kelimesiz idrak olmaz, fikir olmaz, tefekkür olmaz. Kelimesiz olmaz. Kelime söz olur yazılır, harf-söz olur okunur, ses-söz olur dile gelir, görüntü-söz olur görülür, ezgi-söz olur dinlenir ama kelime, muhakkak olur. Kelime olmazsa yeryüzü olmaz, kelime olmazsa, olan ifade bulmaz, örtük kalır. Kelime, kalem ile verilmiş bilgi ve hikmeti taşıyacak denli yalın bir aracı, onunla buluşturacak denli kavi bir imkandır.
Kelime, her irtibat için yalın bir araç olmanın ötesine geçer. Fikrin sınırlarını genişletmek, ifadenin sınırlarını ötelemek için olmazsa olmazdır; deyim yerindeyse, mümkün olmuşun imkanına nüfuz edebilmek için olmazsa olmazdır. Herşey onunla okunmaya muhtaçtır. Oluş ve hikmet onun vasıtasıyla vücut bulur. Arz ile arş arasındaki her şey kelimedir. Okundukça varlık gerçekleşir, okunmazsa perdelenir. Kelime insan ve kainatın yegane mukadder nuru, insanın muhayyilesine ihsan edilmiş munzam bir mişkattir ve İhsan edeni keşf vasıtasıdır; kalemin ilmini mündemiç olarak, muhatabın talimine bırakılmış, mukabele edilerek öğretilmiş, mevcudatın nurunu idrake vesile kılınmıştır.
Kelime, bahşedilmişliğiyle okuyanın perdelerini aralar. Kelimelerin izinde meçhul olan berraklaşır. Künhünü idrake mazhar olmayana koyu bir perde olur. Kelimenin nuru müdrike gürbüz bir aydınlık, güçlü bir avaz, gafile iflah olmaz bir körlük, cılız bir nida, vasat bir vasıtadır.
Kelime hayattır; ateş gibi yakar, su gibi serinletir, hava gibi nefes aldırır, toprak gibi diriltir, hayat verir. Hayat, kul-insan için kelimenin izini hakkıyla sürmekten ibarettir. Dirilik, kelimenin hakkı için Hakk’ın izini kelimeyle izlemekten ibarettir. Kelimeyi nimet bilerek kelimeye kelimelerle tutunmaktan ibarettir.
Bir Kelime’ye tutunur, Bir Kelime’nin iradesiyle ol’uruz. Bir Kelime’ye ram olur, Bir Kelime’yle döner dururuz. Ve Bir Kelime’den kalkar, eninde sonunda Bir Kelime’ye varırız.
Ve elbette,
Kelime iz bırakır;
Kelimenin sesi, gönlün nefesi
Kelimenin telaffuzu, aklın süruru
Kelimenin kelamı, kalemin ilmi
Kelimenin kıraati, ayetin işareti
Kelimenin lafzı, temsilin delaleti
Kelime idrake iz bırakır;
Kelimenin künhü, mananın ezeli
Kelimenin tezahürü, tevhidin noktası
Kelimenin kandili, aşkın incisi
Kelimenin kendisi, kendiliğin nidası
Kelimenin hakkı, idrakin terazisi
Kelime fıtrata iz bırakır;
Kelimenin keşfi, âdemin hançeresi*
Kelimenin kudreti, melek teslimiyeti
Kelimenin adabı, talibin edebi
Kelimenin muhabbeti, kulun ameli
Kelime âleme iz bırakır;
Kelimenin ufku, arzın erkanı
Kelimenin nuru, arşın endamı
Kelimenin hikmeti, hikmetin minesi
Kelimenin hakikati, hakikatin tecellisi
Kelime, beyan edilebilme marifetiyle âleme baki iz bırakır;
Ve elbette,
Kelime iz bırakır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder